TL 25,00

Uygunluk:  Stokta

İlan no: 605399125901

İlan Tarihi: 13 Mart 2018

Kategori: Kırtasiye

Ürün Özellikleri: Arşivlemeye uygun, dayanıklı karton malzeme, a4 boyutlarında, 50’li paket

Renk: Pembe

Fiyat: 25,30 YTL

Baro Avukat Mahkeme Dosyası (50’li Paket)

90’lı yıllarda zorla kaybedilen insanların yakınlarının bir umut cevap alacaklarını düşünerek yazdıkları dilekçeler bir yerlerde bir dosyanın içine giriyordu.

Fikri Şen’in annesi Adile Şen ile yapılan görüşme
Fikri Şen’in Zorla Kaybedilmesi 13 Ağustos 1994, Şırnak, Güçlükonak
Biz gelip savcının yanına gittik. Ben, bu (Fatma) ve Taybet hepimiz beraber gidip dava açtık. Biz davamızı açtık üç sene boyunca savcının masasının altında kaldı. Hatta ben bunlara da söylemedim Bir beyefendi kalktı, İbrahim’in oğlu diyor ki o dilekçeler hala savcının masasının altında diyor. Siz bu dilekçeleri götüremez misiniz diyor.
İzzet Padır’ın oğlu Harun Padır ve Musa Padır ile yapılan görüşme
İzzet Padır’ın Zorla Kaybedilmesi 6 Haziran 1994, Şırnak, Silopi
93’te burada yüzbaşıydı. 95… 94 sonlarında binbaşı oldu. 95’te buradan gitti zaten. Ama Silopi’de de kayıplar var. Hani Silopi temizdir diye, öyle bir şey de söylemedik yanlış anlaşılmasın. Silopi’de de mesela İlçe Emniyeti vardı Silopi’de. İlçe Emniyeti’nden, herkes şikâyetçiydi. Silopi BOTAŞ dediğimiz bir yer var, karakoldu.
Mehmet Özdemir’in eşi Enzile Özdemir ile yapılan görüşme
Mehmet Özdemir’in Zorla Kaybedilmesi 26 Aralık 1997, Diyarbakır, Sur
Dilekçe yazdık onun yanında, yani o bize yazdı. Alıp DGM'ye gittik, dilekçemizi DGM'ye verdik. Gittik geldik araştırdık. Dışarda sandalyelerin üzerinde oturmuştuk. Kapının önüne geldiler, baktım çağırdılar, Enzile Özdemir kim dediler. Valla benim dedim, gittim, dilekçeyi elimden aldı, aldım geldim onun amcaoğluna verdim.
Hasan Gülünay’ın eşi Birsen Gülünay ile yapılan görüşme
Hasan Gülünay’ın Zorla Kaybedilmesi 20 Temmuz 1992, İstanbul
Tabi ama bizim amacımız savcıdan bir yazı alıp, bir belge alıp, o zaman Gayrettepe’deydi Gayrettepe Terörle Mücadele'ye gidip, Hasan Gülünay ile hücrede görüşmek ya da Emniyet'te görüşme talebi istemiştik. Biz böyle geliştirdik ilk önce ama ilk etapta insan şaşırıyor, ne yapmamız gerekiyor. Bu adam faaliyetçi, örgütçü bir insan yani....
Nihat Aydoğan’ın eşi Halime Aydoğan ile yapılan görüşme
Nihat Aydoğan’ın Zorla Kaybedilmesi 1 Kasım 1994, Mardin, Midyat
Bıraktık diyor, beraat etti diyor, çıktı gitti diyor. Belki PKK'ye katılmış. Ay ben kendimi yiyorum, PKK'ye katılmıyor, nasıl katılacak, bizi nerde bırakacak, dört tane çocukları var, yapmayın, etmeyin. Neyse dedim gideyim dedim. Millet bana dedi, bir dilekçe ver savcılığa. Dilekçe kim yazacak, dilekçe de kimse yazmaz bana, kimse yazmaz bana dilekçeyi.
Cemil Kırbayır’ın abisi Mikail Kırbayır ile yapılan görüşme
Cemil Kırbayır’ın Zorla Kaybedilmesi 13 Eylül 1980, Ardahan, Göle
80’de ya da 81’de zaten 12 Eylül 81. 81’de artık iki üç ay sonra biraz daha ortalık şey yapınca her tarafa. Kenan Evren’e de dilekçe vermiş, Barolar Birliği’ne dilekçe vermiş, vermiş de vermiş. Her tarafa vermiş. Bütün gene Kolordu Komutanlığı’na dilekçe vermiş. Gelen yanıtlar nedir, firardadır. Sorgulama esnasında firar etmiştir. […]
Ali Karagöz’ün eşi Ayşe Karagöz ile yapılan görüşme
Ali Karagöz’ün Zorla Kaybedilmesi 27 Aralık 1993, Şırnak, Cizre
Hepsi korucuydu, Kamil Atak’ın kardeşiydi. Mahmut Atak, kalkıp beni evinde tehdit etti. Vallahi konuşursan seni öldürürüm dedi. Şu küçük kızım kucağımda oturuyordu kalkıp kızımı yere bıraktım, beni de onu da öldür, sizin malınızı yemedim dedim. Ceketini çıkardı artık ne yapacaktı bilmiyorum evlerinden bir kadın, kendisini tanımıyorum, baktım yok yok diyor yani öldürme.
Adil Ölmez’in abisi Mustafa Ölmez ile yapılan görüşme
Adil Ölmez’in Zorla Kaybedilmesi 1 Nisan 1995, Şırnak, Cizre
Evet evet Cemal Temizo (Cemal Temizöz). Cemal Temizo vardı burada. Cemal Temizo Botan Cizre’sinde hem kaymakamdı, hem savcıydı hem belediye başkanıydı hem de askeriyenin komutanıydı. Cizre’de olan hiç bir şey ondan habersiz olmazdı. Yani Cemal Temizo’un. Cizre’de olan her şeyden haberi vardı.
Mursal Zeyrek’in abisi İslam Zeyrek ile yapılan görüşme
Mursal Zeyrek’in Zorla Kaybedilmesi 26 Mayıs 1994, Şırnak, Silopi
Ya bu adamın yeri boştur hani nerdedir? Niye gelip bana sormuyorsun bu adam nerdedir niye askere gitmemiş, yeri boştur firar etmiş, niye bunu söylemiyorsun. O tarihlerden savcı suskun, şube reisi suskun, muhtar suskun, komutan suskun hiç kimse bir şey söyleme çaresi yoktu. Şube reisi yani biliyordu adam askere gitmemiş, bilmiyor mu bilmez olur mu?
Abdullah Kert’in oğlu Salih Kert ile yapılan görüşme
Abdullah Kert’in Zorla Kaybedilmesi 1 Ağustos 1980, Hakkari, Yüksekova
Yok, biz o zaman ufaktık, biz bilmiyorduk. Bizden, amcam, onlar da çekiniyorlardı bir nevi. Onlar da onun için vermediler. Ve benim, Hasan Kert babamın amca çocuğu, o da burdaydı kendisi, 2000, iki sene evvel hapishanede şehit oldu. O dilekçeyi benim adıma vermişti. İşte benim amcamın oğlu şu yaşlarda, şu tarihlerde Hakkâri’de gözaltına alındı
Ahmet Özer’in eşi Fatım Özer ile yapılan görüşme
Ahmet Özer’in Zorla Kaybedilmesi 13 Ağustos 1994, Şırnak, Güçlükonak
Bizi mahkemeye istemediler. Gitmedik. Başka bir zaman, evimi Cizre'ye taşıdığımda, buraya geldiğimde gidip beş dilekçe verdim. Dilekçeleri verdim, sadece biri döndü. Mahkemeye gidip eşimin durumu bu, hal mesele budur. Eşimin cesedini almak için şikâyetçiyim, çocuklarımın hakları için şikâyetçiyim dedim. Ne yaptınız eşime?
Mehmet Salih Demirhan’ın oğlu Yusuf Demirhan ile yapılan görüşme
Mehmet Salih Demirhan’ın Zorla Kaybedilmesi 14 Haziran 1993, Şırnak, Silopi
Adaletin; ya kimi yerde iyi savcılar var bu işi araştıranlar. Mesela biz bir şey verdik, bir dilekçe verdik İstanbul'a gidip gelecek diye, burada dört ay kaldı. […] Valla abim vermişti, bilmiyorum avukat istemişti. Burada bir ifade miydi, bir bu olayla ilgili bir şeydi. Dört ay rafa koymuşlardı. O savcı değişti, yeni bir savcı geldi yani adam tam adaletli davranıyordu.
Serdar Tanış’ın babası Şuayip Tanış ile yapılan görüşme
Serdar Tanış’ın Zorla Kaybedilmesi 25 Ocak 2001, Şırnak, Silopi
Beşinci gün dilekçe verdim savcılığa. Böyle böyle oğlumu götürmüşler o günden beri de kayıp dedim. […] Dilekçeyi savcıya verdim. Savcı koltuğunda düşüncelere daldı. Ben Levent Ersöz’ü şikâyet etmiştim. Beni ölümle tehdit etti dedim. Yüzbaşı onu çağırmış sonra da buraya gelmemiş diyor demişim. Savcı bana baktı ve dedi ki, sen mi bu dilekçeyi veriyorsun?
Yorumlar

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Henüz bir yorum yapılmamış.

Hoşunuza gidebilir…